"TÜM ASYA' DAN KENDİME BU KENTİ SEÇTİM!" İmparator Augustus(M.Ö.I.yy.)






AFRODİSİAS ESKİ ŞEHİR PLANI

Afrodisias ve Tarihçesi
Bir zamanlar adını ünlü Tanrıça Afrodit' den alan bu şehir, kutsal bir ibadet yeri olduğu kadar, bir kültür merkezi olarak da alimlerin ve öğrencilerin uğrak yeri olmuş, Hellenistik döneme damgasını vurmuştu. Muhteşem iklimi ve bugünkü ziyaretçileri için de en büyük önemi taşıyan mermeri ile ünlüydü. Bu mermer kolay işlenebilir, yoğun, krem renginde, parlak küçük kristallerden oluşmuş, belki de bulunabileceğinin en iyisiydi... Afrodisias bu nimetlerden sonuna dek yararlandı. Kurulan heykeltraşlık okulu sayesinde 600 yıldan uzun bir süre, var olan en önemli heykeltraşlık merkezi olarak tanındı. Ta ki müthiş bir deprem şehrin refahını ve varlığını ebediyete dek sonlandırana kadar...

Halen sürmekte olan kazıların başlangıcı 1961 yılında ve henüz 60 yaşında, hayata zamansızca veda eden ve vefatına kadar tüm kariyerini buraya adayan Kenan Erim' e dayanıyor. Bugün ise otoriteler, büyük ve ciddi bir sorunla yüzyüzeler. 1979 yılında açılmış olan eski müzenin kapasitesinin yetersizliği dolayısıyla, aşağı yukarı 15 yıldır elde edilmekte olan buluntular bir depoya hapsedilmekte ve maalesef gözlerden uzak kalmakta. Bu nedenle yeni bir müzenin inşası kaçınılmaz bir öncelik gerektiriyor.

Dikdörtgen formda bir merkez avlu etrafında yapılanması planlanan, mimari tasarıları hazır olan müze projesinde, 6 sergi salonunun yanısıra paha biçilemeyen Sebasteion panolarının aslına uygun biçimde sergilenebileceği uzun bir galeri yer alıyor. Ziyaretçiler ancak bu müzenin var olmasıyla Afrodisias' ın önemi ve zenginliği hakkında gerçek bir fikre sahip olabilecekler... Yine de Afrodisias' ı anlamak için burayı gezenler, onun büyüsünü tamamıyla yaşamak için 8.000 kişilik tiyatro binasının tepe galerilerine tırmanmalı ve ardında uzanan manzarayı seyretmeli; hala ayakta duran müthiş kolonlar arasında kurbağaların sesini dinleyerek dolaşmalı; bir zamanlar coşkulu seslerle inleyen, şimdi ise ıssız bir sessizliğe bürünmüş Odeon' da bir süre dinlenmeliler... Akdeniz' in en iyi korunmuş antik stadyumunu gezip güneş batımında Afrodit Tapınağı' na, şehrin merkezine dönmeli ve sonunda Tetrapilon' a, kolonların yükseldiği bu muhteşem abideye vardıklarında, durup şehrin eski ihtişamını düşlemeliler... Kimimiz için ise bu anıt en dokunaklısı: Tıpkı Octavian gibi hayatını Afrodisias' a adayan ve burayı her yerden çok seven Kenan Erim' in gölgeler arasındaki yalın mezarı...

John Julius Norwich


Afrodisias antik kenti, Yunan ve Roma dönemine ait arkeolojik sitlerin en önemlilerinden biridir. Ege Bölgesinin Menderes Vadisinde bulunan kent, Aydın ili, Karacasu ilçesi, Geyre Belediyesi sınırları içinde yer almakta ve 520 hektarlık bir alana yayılmaktadır.

Bulgulara göre Afrodisias' da ilk yerleşim, Kalkolitik Çağ' da (M.Ö. 6000 - 3500) oluşmuştu. Bunu ilk Tunç Çağı' na ait (M.Ö.3500 - 2000 ), üstünde antik kent akropolisinin kurulduğu küçük bir höyük izledi. Ancak bu uzun süreli yerleşimlere rağmen Afrodisias M.S.II. yüzyıla kadar ufak bir köy olarak kaldı. Afrodisias M.S. II.yüzyılın sonlarında Augustus' un koruması altına girdikten sonra dinsel bir merkez olduğu kadar, zamanın entelektüel ve kültürel merkezi olarak da ün kazandı. Şehir, din adamları ile kalabalık bir güzel sanatlar ve edebiyat zümresini ağırlıyordu. Burada açılan büyük ve tanınmış heykelcilik okulu, 6000 yıl boyunca nice sanatçılara kapı açtı; Afrodisias' ın yüksek kalitedeki krem beyazı mermerinden nice eserler ve anıtlar yaratıldı...

Afrodisias M.S. 3.yüzyılda Roma' nın başkenti seçildi ve bir yüzyıl boyunca başkent olarak kaldı. Kent 4.yüzyılda psikoposluk merkezi haline geldiğinde, adı, "haç" anlamına gelen Stavropolis' e dönüştürüldü. Ünlü Afrodit Tapınağı artık bir bazilikaydı.

M.S.7.yüzyıla dek çekiciliğini ve canlılığını koruyan Afrodisias,11. ve 12. yüzyıllarda Selçuklu ve Osmanlı Türkleri' nin Anadolu'ya gelişleriyle pek çok kez el değiştirdikten sonra gitgide önemini yitirdi ve tekrar köyleşti. Yüzyıllarca nice tarihi zenginliklere ev sahipliği yapan kent, 14. yüzyılda tamamen boşaltılmıştı...

Afrodisias, paha biçilemeyen sayısız kalıntının merkezi... Bugüne dek yapılmış kazı çalışmaları ile yalnızca dörtte biri gün ışığına çıkarılmış bu hazinenin yer aldığı topraklarda halen emsalsiz eserler yatmakta... Greko-Romen dünyasının sivil kültürünün en güzel örnekleri, dünün Afrodisias' ı, bugünün Geyre Bölgesi' nde keşfedilmeyi, incelenmeyi ve korunmayı bekliyor.

 



Afrodisiasa ulaşım